tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Eylül 2013 Pazartesi

İslam’da Siyer ve Hadis Yazımı 2

 
 
Kısaca özetlemeye çalıştığımız İslam'ın ilk 4 yy.lık sürecinde genel anlamda siyasi hayat bu yönde seyretmiştir. Özellikle Muhammed'in en yakın çevresinden olan ilk dört halifenin üç tanesinin katledilerek öldürülmesi ve sahabe'nin Emeviler'in iktidarı ele geçirdiği sürece kadar kendi içinde bir birini öldürmesi, dönemin vehametini bizlere anlatmaya yeter. Buna paralel olarak dini hayatta kendi gelişimini siyaseti etkileyerek ve şekillendirerek sürdürmüştür. Muhammed’in ölümünden önce başlayan siyasal otoriteyi elinde bulundurma isteği ve buna bağlı olarak ortaya çıkan tartışmalar, dinsel düşüncenin şekillenmesine etki etmiştir. Belirli kişilerin siyasal liderliğini savunan ve taraftarı olanlar, her zaman bu taraftarlıklarını destekleyen dinsel kanıtlar bulma arzusunda olmuşlardır. Bu dönemde din ve siyasetin de açık bir şekilde iç içe oluşu, siyasal otoritenin onayladığı yada red ettiği dinsel görüşlerin oluşmasını beraberinde getirmiştir. Muhammed sonrası dönemde Müslüman toplumda ortaya çıkan düşünsel tartışmalara bakıldığında, genel olarak iki eğilimin egemen olduğu görülmektedir. Bunlardan birincisi, taraftarları ashâbu’r-re’y olarak isimlendirilen, düşüncelerinde aklı önceleyen ve dini öğretiyi akılcı yorumlayarak rasyonel bir düşünce geliştirme eğilimidir. İkincisi ise; hadis taraftarları ashâbu’l-hadis olarak isimlendirilen, Muhammed'ten rivayetleri ve içeriğini öne çıkararak dini öğretiyi belirleme eğilimidir. Bu sınıflandırmada görüşün yani aklın karşısında dogma olarak hadisin yer alması, inanç ilkelerinin çoğunluğunun hadisler vasıtasıyla ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır.

 

Arap toplumuna İslam ümmeti olarak sonradan dahil olan, Arap olmayan unsurların siyasete dahil olma ve hatta egemenliğe talip olma talepleri, klasik Arap siyasi ve dini yaşamınıda değiştirmiş ve dönemin siyasi hareketleri ile paralellik arz etmiştir. Bu süreçte İslam toplumunda yeni bir çok sınıf ortaya çıkmaya başlamıştır, özellikle Mevali'nin toplumda kariyer yapmasının en garanti yolu olan, dinsel metinlerin yorumlanması ve yeni İslam ümmetine açıklanması ihtiyacı neticesinde bir Alim (ruhban) tabakası yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu sınıfın kökeni elbette Muhammed'in en yakın ve İslam konusunda bilgili arkadaşlarından seçilen, ilk dönem eyaletlerde görev yapmış, dini bilgiden sorumlu olan öncü din adamlarıdır. Bu din adamlarının İslamı algılayış biçimleri, bölgesel din ve gelenek'lerin devamı olan inançlar ve zamanla oraya yerleşen sahabe'nin İslamı anlayışı ve buna paralel toplumu etkilemesi neticesinde, bu yeni Alim (ruhban) sınıfının İslam'ı yorumlama ve tanımlama şeklide ortaya çıkmıştır. Bu algılamayı etkileyen en önemli etkenlerden biriside ilk 3 yüz yıl boyunca toplumu şekillendiren ana etmen olan Arap olma kavramıdır, Arap olmayanların ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmesi, hatta uzak eyaletlerde yeni müslümanların hala köle olarak tanımlanması, İslami söylemi geliştirme açısından büyük bir etken olmuştur. İslam öncesi ve ilk dönem İslam toplumunda sosyo politik ve sosyo ekonomik gelişim kabaca bu şekildedir.

 

Kısaca özetlenen sosyo politik, sosyo ekonomik ve sosyo kültürel yaşam'ın kırılma noktası Muaviye'nin iktidara gelmesinden sonradır. Muhalefet, (başlangıçtaki büyük etkilerine rağmen) Hariciler dışında kutsal kentler ile belli başlı eyalet başkentlerinde dinin yeniden şekillendirilmesi üzerinden yapılmaktadır. Buna mukabil ömrünün büyük çoğunluğu babasının yanında, İslam ile mücadelede geçmiş olan yeni halife Muaviye, iktidarı adına ilk önce savunmaya geçer, iktidarının yasal (şerita uygun) olmadığına yönelik iddialara o, iktidarının tanrı izniyle bir kader olduğunu ve yaptıklarının da ''Allah'ın kaderi'' olduğunu söyler. Daha önce ferdlerin üzerinden yapılan ve kısmen Muhammed tarafından tarafların ikna edilmesi üzerine kapanan kader konusu, zamanla kişisel merak ve bilgi edinme düzeyinde seyrederken (doğruluğu oldukça tartışmalı) bir iddiaya göre Muhammed kaderi tartışmayı yasaklaması ile sona erer. Açık bir yasağın olmadığı, konunun özellikle toplum önünde alanen tüm sınıflarca tartışılmasından belli olsada, kader mevzusu tıpkı (liderlik hakkı) imamet, (liderin cezalandırılabilmesi için) büyük günahı işleyenin durumu ve (diğer dört konuyu yaratabilmesi için) tanrının sıfatları ile birlikte ve aynı zamanda egemenlik mücadelesinin merkezinde yer alarak şekillenmiştir.

 

İslam din adamlarının büyük çoğunluğu, özellikle cennetle müjdelenmiş sahabeler ve ilk dört halife'nin iktidar mücadelesine girmesini ve onların üçünün katledilerek öldürülmesini, ensar'ın bu mücadelede önemli bir taraf olmasını, kısaca iç savaşı ve Müslüman'ın Müslümanı öldürmesini, yani yukarıda özetlenen İslam tarihini açıklamak adına, Osman'ın iktidarının son dönemlerinden itibaren dine siyasetin karıştırıldığını iddia ederler. Halbuki İslam zaten siyasetin kendisidir ve bizzat Muhammed tanrı adına yeryüzünde onun dini için hükmetmiştir. İslam'da her şey dinin içerisinde kabul edilir. Amme ve medeni hukuk (mülk yani şeriat) bizzat Muhammed tarafından tanrı adına ve rızasına mukabil uygulanmıştır. Mirastan, evlenmeye, cinsel hayattan, yeme içmeye, ticaretten savaşa vb. her şey İslam'a göre ve tanrının bizzat Muhammed'e esinlenme aracılığıyla öğretmesi sonucundadır. Doğal olarak Müslüman'lar kısaca şeriat denilen bu dini kanunlara uymak zorundadır. Din zaten iktidarın kendisidir, İslama göre ''Göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır...'' (Nur Suresi - 42. Ayet, Ali İmran suresi - 189. Ayet yada Casiye Suresi - 27. Ayet'ler) ile  mülk (yasa, kanun, Dünya) tanrınındır, Kuran'da da mülk ile hükümranlık aynı anlamda kullanılmıştır ve bunu yönetmek halifesi olan Muhammed'e bırakılmıştır ölümüne kadar, ölümünden sonra ilk halife özellikle ''Allah'ın halifesinin halifesi'' ünvanını alır, Ömer dengeleri gözetmek adına bu uzun ünvanın ''müminlerin halifesi'' kısmını kullansa da, o ve ardılları ''Allah'ın halifesinin halifesidirler''. Büyük ihtimalle Mervan döneminden itibaren imam (lider) gene ''Allah'ın halifesi'' ünvanı ile tanımlanır ve sultan olması gerektiği gibi tanrıdan aldığı emirle gene tanrı adına yönetir devleti.

 

İlk yüz yılda siyasi egemenliği din adına tarif eden tartışmalarda, tarafların argümanlarının tamamı Kuran'a dayanmaktadır. Mekki dönem başlarında Muhammed, kişinin yaptığından sorumlu olmasını ve özgür iradeyi (cüzi iradeyi) kabul ediyordu. Medine'de gittikçe kişinin hür olmadığı doktrini üzerinde durdu ve klasik Arap dehr analayışını kader inancının merkezine oturttu. Kuran içerisinde yer alan bu iki zıt kader görüşü doğal olarak her kesimden iddiayı bir yere kadar destekler hale geldi, fakat bir yerden sonra salt Kuran ayetlerine dayanan yorum şekli tartışmaları tıkanma noktasına getirdi. Kazanmak adına ilk yüz yılın sonlarından itibaren hadisler devreye girmeye başladı. Burada özel bir hadis yazımından söz etmekte fayda var. Hadis yazımının Muhammed'in Medine'deki saltanatının sonlarına doğru serbest bırakıldığına yönelik kanıtlar var. Bu nedenle bir çok Müslüman uzun bir dönem, sadece ezberlemek için hadisleri yazıp sonrasında yazılı materyali imha ederken, sonrasında ancak imkanı olanların bazıları yazıya aktarmaya başladı, fakat gene bunların önemli bir kısmı öldüklerinde bu hadis külliyatının imha edilmesini vasiyet etti.

 

Muaviye'nin iktidarının başlarında elde çok az sayıda yazılı metin vardı, henüz kağıt yapımı Arap'larca bilinmediği için kitaplaştırılmış kutsal metinler ancak zengin kişilerin tekelinde bulunuyordu. Söz konusu dönemde hadis kaynağı olarak, yaşayan ve sayıları azalmış olan sahabeler önem kazandı. Egemenlik yarışından bir kenarıya çekilmiş şekilde yaşayan bir çok muhalif sahabe ve taraftarı bu talebi karşılamak üzere kendi siyasetlerine yönelik anlatımlara başladılar. Bu kişiler arasında Ayşe ve Abdullah b. Ömer öne çıkan aristokrat isimler oldu. Bu sırada fakir veya kariyer yapmak isteyen bir çok kişi özellikle iktidarın hadis ihtiyacına yönelik talepleri ücreti mukabilinde ve istenilen şekilde karşıladı. Yaşadığı tartışmalı, yaşamış olması ihtimalinde bile Muhammed ile 3 yıl birlikte olan ve okuma yazması olmadığı beyan edilen Ebu Hureyre gibi, en çok hadis aktaran kişinin üzerinden ilk ravi olarak bir çok spekülasyon yapılması, hadis üzerinden dinin yeniden şekillendirilmesinin, taraflarca kabul yada reddi üzerinden tartışmalı hale gelmesinin zeminini hazırlamıştır.  Bu özel hadis aktarımı ve yaratımı sürecinde yazılı ravi beyanı yapılmadı.

 

En erken 750 yılından sonra Hadisçilerden ve Hadis sistematiğinin başlangıcından bahsedilebilir, buna mukabil tam ravi zincirini verme düşüncesi en erken 800 yılında başlamıştır. Elbette ravi zinciri bu süreçte geriye dönük yazımla oluşturuldu ve bu yöntem taşlar yerine oturup taraflar ayrışıncaya kadarda sürdü. Ravi yazımında sık sık zayıf yada tartışmalı raviler kullanılması sorun oldu ve olmaktadır. Taraflar bir birlerini sık sık yalancılıkla ve sahte hadis kullanımıyla suçladı. Bu suçlama bir birleri adına yapılan aşağılayıcı yakıştırmalar üzerinden ve takılan aşağılayıcı sıfatlarlada pekiştirilmiştir. Özellikle rakip partilerin görüşlerinin İslam düşmanlarının görüşleri ile aynı olduğunu ileri sürmek, birbirine düşman olan partilerin sıkça başvurdukları bir yol oldu. Rakip partilerin adamlarından hadis almak yasaklanmış olmasına rağmen bazen kısmi alıntılarda yapılmıştır. Burada ölçüt rakip fikrin propagandasının yapılıp yapılmadığıdır. Ayet ve hadislerin ikna edemediği yada konuyu açıklamada yetersiz olduğu durumlarda da bu çerçevede devreye kanıt olarak rüyalar girmiştir. Neticede taraflar bir birlerini dinden çıkmakla ve kafir olmakla itham etmişler ve buda onlara karşı savaşı ve ganimet esasları sorununun tartışılmasını doğurmuştur. Bu süreçte neredeyse her görüşten din adamlarının tamamına yakını, hapsedildi, işkence gördü, sürgüne gitti yada gönderildi, kaçmak ve saklanmak zorunda bırakıldı yada hunharca katledildi. Bırakın rakip partiyi aynı paralelde düşünen mezhep önderleri yada ileri din adamları dahi bir birlerini kafir olmakla suçladı, buna en güzel örnek Hanefi mezhebinin kurucusu ebu Hanefi'nin, ehli sünnet mezhep kurucuları ve sahih hadis yazmakla ünlenen din adamları tarafından şeytan olarak adlandırılmasıdır.

 

Emevilerin iktidarlarını ve siyasetlerini tanrının takdiri yani kaderci siyasetine oturtması aslında kendilerini destekleyen Arap kabileleri arasında hala yaşayan eski ve yeni inançlara oldukçada uygundur. Bu iddia hanedanı bir çok açıdan yasal hale getirirken, aynı zamanda yeni ortaya çıkan Mevali sınıfının siyasi isteklerinin ve hatta egemenlik iddialarının da önünü tıkıyordu. Böylece şeriata aykırı siyasetleri cezalandırılmadığı gibi Mevali'nin özgürlük iddiaları da şeriata uygun olmadığı gerekçesi ile bertaraf ediliyordu. Dönemin en büyük muhalif iki grubundan birisi olan Kaderiye herkesin yaptığı işten sorumlu tutulması gerektiğini, yani özgür iradeyi (cüzi iradeyi) en keskin şekilde savunurken, aynı zamanda Emevilerin ve yandaşlarının da cezalandırılması gerektiğini alanen beyan ediyordu. Onlara göre kader yoktu ve İnsan özgürdü, doğal olarakta tanrının adaletinin yerine gelmesi için günahkarların cazalandırılması gerekti.

 

Bu özgürlükçü hareket ilk başlarda başarılı olsada iktidarın yok etme politikası, baskı ve cezalandırmaları ile zamanla yerini daha ılımlı bir söyleme sahip olan Mürcie partisine bıraktı. Taraftarlarının büyük bir kısmı Mevali ve kölelerden oluşan Mürcie'nin insan hürriyetine bu kadar önem vermesinin arkasında, köle olarak doğup - yaşamalarının bir etkisi vardır. Burada kader üzerinden birinci ve ikinci sınıf vatandaşların egemenlik mücadelesi söz konusudur. Mürcie doğal olarak merkeze uzak eyaletlerde etkin güce ulaştı, bununla beraber klasik eyalet başkentleri entellektüel gelişimlerininde merkezi oldu. ‘’Allah günahların işlenmesini irade edermi?’’ ‘’Günahlar onun iradesine karşı mı işlenmektedir.’’ ana ekseninde devam eden tartışmada Mürcie açık bir şekilde iktidarı suçladı ve cezalandırılması için çaba gösterdi. Harici'lerin kafir olma kıriterlerini en basit düzeye çekmesi nedeniyle sıradan bir şey için taraflar birbirlerini kolayca kâfir sayılabilmiştir.

 

Bu dönemde tanrı ile İnsanın, fiiller konusundaki rollerinin ne olduğu, yapılan eylemin tanrıya mı, yoksa İnsana mı ait olduğu, tanrıya ait ise, İnsanın sorumluluğunun nasıl izah edilebileceği, İnsana ait ise bu kez tanrı’nın mutlak hakimiyetinin ne şekilde ele alınması gerektiği üzerinden egemenlik tartışılmıştır. Bir dönem klasik Yunan ve Hıristiyan felsefesinden beslenen akılcı parti Mürcie, Abbasi'ler vasıtası ile legal şekilde Arap egemen anlayışla uzlaşarak iktidara gelmiş ve İslam adına kısa bir altın çağ yaşanmasına vesile olmuşsada, Abbasi'lerin zamanla Arap egemen anlayışa geri dönmesi ve Şii ayrışması neticesinde yerini sünni İslam'ın ortak müşterekte buluşarak benimsediği, klasik Arap inancına uygun olan kader anlayışına bırakmıştır.

 

Sonuç olarak; Osman döneminde ilk örneklerine rastlanan hadis kullanımının ancak Hicri birinci yüz yıl sonu itibari ile sözlü kullanımdan yazılı kullanıma geçtiğini biliyoruz. Kuran üzerinden yapılan siyasetin hicri ikinci yüzyıl başında tıkanmasının en önemli nedeni, sahabe'nin ve onun tarafından yetiştirilmiş neslin yavaş yavaş tarih sahnesinden silinmeye başlaması ve yazılı hadis üretiminin başlaması etkendir. Emevi döneminde ki siyasi savaşlar neticesinde ihtiyaca yönelik hadis üretiminin sonucunda ortaya bir hadis enfilasyonu çıkar. Esas ihtiyaç duyulan dönem olan Abbasi iktidarlığında, kağıt üretimin de başlaması ile birlikte hadis başta olmak üzere, sözlü siyer ve megazi edebiyatıda yazılı hale getirilirken, geçmişte üretilen bir çok hadiste bu edebiyatın içerisinde yer alarak günümüze gelebilmiştir.

 

İlk dönem tarihçi ve din adamlarının (henüz o teknoloji bilinmediği için) kitap yazmadıklarını da biliyoruz, eserlerinin özellikle ders notları olarak kayda alındığını ve aktarıldığınıda biliyoruz, en hacimli yazıtları ise özel sipariş üzerine yazdıkları broşür niteliğindeki çalışmalarıdır. İlk dönem tarihçi ve din adamlarından en çok eser vermiş olan Urve b.Zubeyr’in eserlerinin bile oğlu tarafından iç savaş sırasında yakıldığını ancak bir kısmının ise korunduğunu biliyoruz. Elbette ilk dönem yazarlardan günümüze kitaplarının ulaşması da imkansızdır, çünkü onlardan yaklaşık yüz yıl sonra bu tip bilgiler kitaplaştırılmaya başlanmıştır, öncesinde ders notları ve broşürler halindedirler, bunlardan günümüze gelen bazı sayfalardan örnek ise Vehb’in Kitab’ül Megazi adlı çalışmasının papirüslere yazılmış el yazmalarınında içinde bulunduğu ‘’Heidelberg yazmaları’’ olarak bilinen ve Schott-Reinhardt koleksiyonunda bulunan ve sonradan ciltlenmiş olan el yazmalarını söyleyebiliriz. Bu yazmalardaki eserin Vehb’in orijinal eserinin kopyası olduğu konusunda uzmanlar hemfikirdir, Vehb’in ölümü ile yazmanın yayın tarihi arasında kısa bir zaman dilimi vardır. Taberi ve diğer yazarların aktarımlarından farklıdır bu eserdeki hadisler.

 

Siyer ve hadis'lerin yazımında bire bir olarak etken dönemin siyasi mücadele yapısı görüldüğü gibi, günümüzde Kuran'dan sonra en güvenilir sünni dinsel kaynak olarak görülen sahih hadis kitaplarıda dahil, tüm ilahi dinsel metinler içerik olarak döneminin yazarına uygun siyasi yazımından ayrı olarak, tarihi galip gelenlerin yazması neticesinde, özellikle Abbasi siyasi görüşün etkisinde ve Arap geleneklerine mümkün mertebe sadık kalarak oluşturulmuştur. Unutulmamalıdır ki her bir mezhep diğer mezhebi bir şekilde sapma ile suçlarken, kendi içlerindeki tarikatlar özellikle 73 fırka hadisine dayanarak, tek gerçek İslami yorumun kendileri olduğu savıyla birlikte diğerlerini kafir olarak görmektedir. Bu nedenle birinin kabul ettiği ilahi metin olan hadis bir diğeri için uydurma olmaktadır. Özellikle ilk dönem siyer ve megazi kitaplarında aktarılan bilgiler ve hadisler büyük oranda, tüm İslami kesimce güvenilir olmaktan uzak olarak kabul edilmektedir. Buna mukabil kişi yada tarafların kazandıkları tüm başarılar ve gelişmeler, İslam adına bir zafer olarak kabul edilebilmektedir.

 

 

 

Kaynaklar:

1- Kuran (H.Yazır, Diyanet, E.Yüksel, A.Gölpınarlı, S. Ateş, S. Yıldırım, Y.N.Öztürk, M. Esed, Ö.N.Bilmen, C. Yıldırım tefsirleri)
2- Buhari ve Kutubu Sitte hadisleri
3- Müsned, Ebu Hanife, Çev. Duran Kömürcü, Emin Yayınları, 1978
4- Diyanet İslam Ansiklopedisi, Mezhep Maddesi, 29. cilt
5- Diyanet İslam Ansiklopedisi, Hadis Maddesi, 15. Cilt
6- Büveyhiler Döneminde Mu’tezile, Muharrem Akoğlu, İlahiyat Yayınları, 2008
7- El-Camiu’l-Ulum ve’l-Hikem, İbn Receb El – Hanbeli, Çev. Ali Kaya, Semerkant Yayınları, 2006
8- Büyük İslam Tarihi, İbn Kesir, Çev. Mehmet Keskin, Çağrı Yayınları, Cilt: 1-7-8-9-10-11-12-13, 1994
9- İslam Felsefesinin Yunan kaynakları ve Kozalite Meselesi, Prof.Dr. Cavit Tüter, AÜİF Yayınları, 1973
10- Dinler ve Mezhepler Tarihi, 1 ve 2. Cilt, Ebu’l Feth Muhammed B. Abdulkerim Şehristani, Çev. Muharrem Tan, Işık Akademi Yayınları, 2006
11- EI"Müel ve'n-Nihal (Mukaddimeler), Ebu’l Feth Muhammed B. Abdulkerim Şehristani, Çev. Abdurrahman Küçük - Mustafa Erdem – Adem Akın, AÜİF Dergisi, Cilt: 30, Sayı: 1,  1988
12- Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi, Enver Behnan Şapolyo, Türkiye Yayınevi, 1964
13- Eşari ve Metodolojisi, Doç.Dr. Erkan Yar, FÜİF Dergisi, 2005
14- İlk Hicri Asırlarda Hadis İnkarcıları, Yrd.Doç.Dr. Kamil Çakın, Seba Yayınları, 1998
15- Hadis İstilahları Sözlüğü, Yrd.Doç.Dr. Abdullah Aydınlı, Timaş Yayınları, 1987
16- İslamda Hadis ve Sünnetin Yeri, Yrd.Doç.Dr. Kamil Çakın, Seba Yayınları, 1997
17- Haricilerin Doğuşuna Tesir Eden Bazı Sebepler, Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Sayı: 1, Cilt: 20, 1972
18- Hz. Adem’den Bugüne İslam Tarihi, Mahmud Şakir, Çev. Ferit Aydın, Kahraman yayınları, 1. Cilt, 1995
19- Hz. Muhammed Mekke’de, Prof. W. Montgomery Watt, AÜİF yayınları no:5, çeviri: Doç.Dr. M. Rami Ayas, Doç.Dr. Azmi Yüksel, 1986
20- Siyer, Muhammed İbn İshak, Yay.Hazırlayan: Prof.Dr. Muhammed Hamidullah, Çev.: Sezai Özel, Akabe Yayınları, 1988
21- Hz. Muhammed’in Hayatı, İbn Hişam, Çev.: Prof.Dr. İzzet Hasan – Prof.Dr. Neşet Çağatay, AÜİF Yayınları, 1971
22- İslam Düşüncesinin Erken Döneminde Muhalefet ve Görüntüleri, Abdülnasır Süt, Kelam Araştırmaları Dergisi, Cilt:8, Sayı:1, 2010
23- İslam Mezhepleri Tarihi, Avni İlhan – Dr. A. Vehbi Ecer – Mustafa Öz, Akyol Yayıncılık, 1977
24- İslam Mezhepleri Tarihi, Prof.Dr. Neşet Çağatay – Prof.Dr. İbrahim Ağah Çubukçu, AÜİF Yayınları, 1985
25- İslam Tarihi Kronolojisi, H. U. Rahman, Birleşik Yayıncılık, 1995
26- İslam Tarihi, Hamdi Savaş, Erciyes Ü. Yayınları, 1995
27- İslam Tarihi ve Medeniyeti Çalışmaları, Doç.Dr. Adnan Demircan, HÜİF e-yayınları, 2002
28- İslam Tarihi Emeviler – Abbasiler, Doç.Dr. Bahriye Üçok, AÜİF Yayınları, 1968
29- İslam Tarihinde Dinin Politikaya Alet Edilmesinin İlk Örnekleri, Doç.Dr. Mehmet Çelik, FÜSB Dergisi, Cilt:10, Sayı:1, 2000
30- İslam Kültür Mirasının İnşasında Erken Dönem Mu’tezile Kelamcılarından Cahız’ın Kelami Değerlendirmeleri, e-Şarkiyat İlmi Araştırma Dergisi, Sayı:3, 2010
31- İslamın Yayılış Tarihi, Prof.Dr. Robert Mantran, Çev. Doç.Dr. İsmet Kayaoğlu, AÜİF Yayınları, 1981
32- İslam Peygamberi, Prof.Dr. Muhammed Hamidullah, Çev. Prof.Dr. İhsan Süreyya Sırma, Beyan yayınları, 2004
33- İşrakilik’in İslam Felsefesi İçerisindeki Yeri ve Kaynakları, Yrd.Doç.Dr. İsmail Erdoğan, FÜİF Dergisi, Sayı:8, 2003
34- Arap Devleti ve Sukutu, Julius Wellhausen, Çev. Prof.Dr. Fikret Işıltan, AÜİF Yayınları, 1963
35- İslamın İlk Siyasallaştırma Sürecinde Kader İnancı, Yrd.Doç.Dr. Abdülhamit Sinanoğlu, AÜİF Dergisi, Sayı:2, 2002
36- Klasik Kelami Tartışmaların Doğuşu ve Gelişimine Etki Eden Faktörler, Yrd.Doç.Dr. Fethi Kerim Kazanc, OMÜİF Dergisi, Sayı: 24-25, 2007
37- Kuranın Nuzulü Sürecinde Müslümanlarla Diğer Dini Gruplar Arasındaki İlişkilerin Kurana Yansıması, Osman Kaya, AÜİF Yüksek Lisans Tezi, 2004
38- Kuran Tefsirinin Doğuşu ve Buna Hız Veren Amiller, Dr. İsmail Cerrahoğlu, AÜİF Yayınları, 1968
39- Kuranda Allah ve İnsan, Dr. Toshihiko Izutsu, Çev. Doç.Dr. Süleyman Ateş, AÜİF Yayınları, 1975
40- Kuranda Dini ve Ahlaki Kavramlar, Dr. Toshihiko Izutsu, Çev. Selahattin Ayaz, Pınar yayınları, 1991
41- Kuranda Şer Problemi, Dr. Lütfullah Cebeci, Akçağ Yayınları, 1985
42- Şia’da ve Sünni kaynaklarda Kuran Tarihi, Şaban Karataş, Ekin Yayınları, 1996
43- Mekke Döneminde Beni Ümeyye’nin İslama Karşı Tutumu, Arş.Gör. Adem Apak, UÜİF Dergisi, Cilt:6, Sayı:6, 1994
44- Mezheplerin Oluşum Sürecinde Mevali’nin Rolü, Yrd.Doç.Dr. Osman Aydınlı, GÜÇİF Dergisi, Cilt:2, Sayı:3, 2003
45- Mihne Sürecinde Mu’tezile, Dr. Muharrem Akoğlu, İz Yayıncılık, 2006
46- Mu’tezile Ekolünün Tanrı-Alem-İnsan Görüşlerinin Oluşumunda İlkçağ Felsefesenin Etkileri, Hasan Tevfik Marulcu, SDÜSBETİB ABD Yüksek Lisans Tezi, 2002
47- Masaraatü’l Felasife’ye Göre Şehristani’nin Felsefi Görüşleri, Aygün Akyol, AÜSBEFDB ABD Yüksek Lisans Tezi, 2003
48- Mu’tezilenin Doğuşu ve Kelami Görüşleri, Dr. Kemal Işık, AÜİF Yayınları, 1967
49- Mu’tezile ve Hadis, Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Hansu, Kitabiyat Yayınları, 2004
50- Muvatta, İmam Malik, Çev. Ahmet Büyükpınar, Beyan Yayınları, 1-2-3-4 Ciltler, 1994
51- Sahabe ve Hadis Rivayeti, Dr. Nevzat Aşık, Akyol Yayıncılık, 1981
52- Şiiliğin Doğuşu Meselesi, Prof.Dr. Hasan Onat, AÜİF Dergisi, Cilt:35, Sayı:1, 1997
53- Siyasi ve Kültürel İslam Tarihi, Prof.Dr. Philip K.Hitti, Çev. Prof.Dr. Salih Tuğ, Boğaziçi Yayınları, Cilt:1, 1980
54- El-Milel Ve’n-Nihal’in Mukaddimesi Çerçevesinde Şehristani’nin Fırka Yazıcılığının Bazı Sorunları, Dr. Orhan Ateş, e-Malakat Mezhep Araştırmaları Dergisi, Cilt:1, Sayı:2, 2008
55- Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, Taberi, Çev: Zakir Kadiri Ugan - Ahmet Temir, Meb Yayınları, Cilt:1, 1991
56- Tarihu’l İslam, İmam Zehebi, Çev. Muzaffer Can, Cantaş Yayınları, Cilt:5-6, 1994
57- Doğuş Devrinde Tasavvuf ve Hadis, Dr. Abdullah Aydınlı, Seha Yayınları, 1986
58- Tefsir Usulünün Oluşum Sürecinde İlk Yazılı Kaynaklar, Doç.Dr. İsmail Çalışkan, CÜİF Dergisi, Cilt:12, Sayı:2, 2008
59- İslami Tetkikler İslam Felsefesi ve Kelamı, Prof. W. Montgomery Watt, Çev. Dr. Süleyman Ateş, AÜİF Yayınları, 1968
60- Zeydiye Mezhebi, Dr. İsa Doğan, OMÜİF Dergisi, Sayı:3, 1989
61- İslamın Hicri İkinci Asrında Zındıklık ve Zındıklar, Melhem Chokr, Çev. Ayşe Meral, Anka Yayınları, 2002
63- 73 Fırka Hadisinin Mezhepler Tarihi Kaynaklarında Fırkaların Tasnifine Etkisi, ArşGör. Kadir Gömbeyaz, UÜİF Dergisi, Cilt:14, Sayı:2, 2005
64- Oluşum Sürecinde Abbasi İhtilali, Doç.Dr. Nahide Bozkurt, Ankara Okulu Yayınları, 2000
65- Abdullah B.Amr’ın İsraili Rivayetleriyle Meşhur Ravilerle İlişkisinin Boyutları, Dr. Veysel Özdemir, FÜİF Dergisi, Sayı: 13-1, 2008
66- Abdullah B.Amr’ın Rivayetlerinin Hadis Kaynaklarına Az Sayıda İntikalinin Sebepleri, Dr. Veysel Özdemir, FÜİF Dergisi, Sayı: 12-2, 2007
67- Ali-Muaviye Mücadelesi ve Harici Ayrılmasının İbadi kaynaklarının Işığında İncelenmesi, Dr. Laura Veccia Vaglieri, Çev. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:19, Sayı:1, 1971
68- Alioğullarının İç Çekişmesi, FÜİF Dergisi, Sayı:14-2, 2009
69- Asiler ve Gnostikler; El-Mugire İbn Said ve Mugiriyye, Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Sayı:5, 1982
70- Buhari’nin Kader Konusunda Mu’tezile İle Tartışmaları, Yrd.Doç.Dr. H.Musa Bağcı, AÜİF Dergisi, Sayı:1, 2005
71- Buhari’nin Mürcie İle İman Konusunda Tartışması, Dr. Kamil Çakın, AÜİF Dergisi, Cilt:32, Sayı:1, 1991
72- Dört Mezhep İmamının İtikadı, Dr. Af. Abdurrahman el Humeyyis, Çev. Muhammed Emin Akın, Guraba Yayınları, 1994
73- Ebu Hanifenin Dini ve Siyasi Duruşu, Prof.Dr. İsa Doğan, OMÜİF Dergisi, Sayı:22, 2006
74- Emevi İktidarının İşleyişinde Biat Kavramına Yüklenen Anlam ve Biatın Fonksiyonu, Dr. Mustafa Özkan, HÜİF Dergisi, Cilt:7, Sayı:13, 2008
75- İslami Tarihçiliğin Doğuşu / İlk Siyer-Megazi Eserleri ve Müellifleri, Ankara Okulu Yayınları,Josef Horovitz, Çev. Ramazan Altınay-Ramazan Özmen, 2002
76- İslam’ın ilk Döneminde Bey’at ve Seçim Sistemi, Prof.Dr. Mehmet Ali Kapar, Beyan Yayınları, 1998
77- İslam Hukukunda Hükümlerin Değişmesi Açısından Hz. Ömer’in Bazı Uygulamaları, Doç.Dr.Muhsin Koçak, 1997
78- Asrı Saadet, Mevlana Şibli, Çeviri:Ö.Rıza Doğrul, Sadeleştiren: O.Zeki Mollamehmetoğlu 1-2-3-4-5. Ciltler, 1978
79- Peygamberler ve Halifeler Tarihi, Ahmed Cevdet Paşa, Çile yayınları, 1-2. Cilt
80- Halifelik Tarihine Giriş, Doç.Dr. Mehmet Azimli, Öykü kitabevi, 2005
81- Hz. Peygamberin Devlet Kurma Faaliyeti, Yrd.Doç.Dr. M.Hanefi Palabıyık, AÜİF Dergisi, Sayı: 17, 2007
82- Genel Olarak Raşid Halifeler Dönemi Olayları; Sonuçları ve Etkileri, Prof.Dr. Sabri Hizmetli, AÜİF Dergisi, Sayı:39, 1999
83- Emevi Devrinde Arap Hakimiyeti, Şia ve Mesih Akideleri Üzerine Araştırmalar, Gerlof Van Vloten, Çev. Mehmet S. Hatipoğlu, AÜİF Yayınları, 1986
84- Hanefi Mezhebinin Önemli Sahabi Referanslarından Birisi Olarak Hz. Ali, Doç.Dr. Mehmet Erdem, FÜİF Dergisi, Sayı:16-2, 2011
85- Haricilerin Horasan Maveraünnehir Bölgesine Geçiş Süreci, Dr. Ahmet Yönem, FÜİF Dergisi, Sayı:16-2, 2011
86- Hariciliğin Doğuşunda Münafıkların Rolü, Yrd.Doç.Dr. Mehmet Kubat, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt:6, Sayı:4, 2006
87- Hariciliğin Ortaya Çıkmasında Etkili Olan Sosyo Kültürel Faktörler, Öğr.Gör. Muharrem Akoğlu, EÜSBE Dergisi, Sayı:9, 2000
88- Hasan Basri'nin Kader Hakkında Halife Abdulmelik Bin Mervan'a Mektubu, Prof. H. Ritter, Çev. Lütfi Doğan - Yaşar Kutluay, AÜİF Dergisi, Cilt:3, Sayı:3, 1954
89- İlk Mutezile'nin Özgür İrade Söylemi; Amr B. Übeyd ve Kader Anlayışı, Yrd.Doç.Dr. Osman Aydınlı, ÇİF Dergisi, Sayı:2, 2002
90- İmam Şafii'nin 'İhtilafu'l Hadis' İsimli Eserinde Mütearız Hadisleri Çözme Metodolojisi, Öğr.Gör. Bayram Kanarya, e-Şarkiyat İlmi araştırmalar Dergisi, Sayı:8, 2012
91- Ebu Bekir'in Halife Seçilmesinde 'İmamlar Kureyş'tendir' Hadis'inin Rolü Üzerine, Prof.Dr. Ali Bayraktar, İstem Dergisi, Sayı:6, 2005
92- İslam'da İlk Siyasi Kavmiyetçilik 'Hilafetin Kureyş'liliği', Prof.Dr. Mehmet Sait Hatipoğlu, AÜİF Dergisi, Cilt:23, Sayı:1, 1979
93- Buhari'nin Hadis Kaynakları Hakkında Araştırmalar, Dr. M. Fuat Sezgin, AÜİF Yayınları, 1956
94- Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler, Aliyyül Kari, Çev. İbrahim Kutlay, İnkilap yayınevi 2008
95- İslam Öncesi Arap Toplumunun Tanrı Tasavvuru ve Bu Tasavvurun İslam’ın Tanrı Tasavvuruna Etkisi Sorunu, Dr. Resul Öztürk, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt: 8, Sayı: 2, 2008
96- Cevâmi'u's-Sîre, İbn Hazm, Çev. M. Salih Arı, Çıra Yayınları, 2004
97- Peygamber Külliyatı, Muhammed Bin Salih Ed-Dimaşki, Çev. Hüseyin Kaya – H.İbrahim Kaçar, Ocak Yayınları, 2004
98- Putlar Kitabı (Kitap el-Asnam), İbn el-Kalbi, Roza Klinke-Rozenberger, Almanca-Arapça Çeviri Beyza Düşüngen, AÜİF Yayınları, 1968
99- Hadis Kültüründe Yer Alan İncil Parçaları, Ignaz Goldziher, Çev. Yrd.Doç. Dr. Sami Şahin, CÜİF Dergisi, Cilt:12, Sayı:1, 2008
100- Kuran’da Tanrılar, Guy Monnot, Çev.Yard.Doç.Dr. Ramazan Adıbelli, Din Bilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt:11, Sayı:1, 2011
101- İslam Medeniyetinde Putperestlik Döneminden Kalma İtikatlar, Edward Westermorck, Çev. Ş.Nazmi Coşkunlar, Marifet basımevi, 1938
102- İslam’dan Önce Arap Yarımadasında Putperestlik ve Yayılışı, Hüseyin Atay, AÜİF Dergisi, Cilt:6, Sayı:1, 1957
103- İslam Öncesi Arap Toplumunda Eman Uygulaması, Büşra Sıdıka Kaya, SAÜ Yüksek Lisans Tezi, 2007
104- Bid’at Kavramının Doğduğu Ortam, Prof. Dr. Abdulhakim Yüce, YYÜİF Dergisi, Sayı:1, 1994
105- Hz. Muhammed’in Hayatı, Martin Lings, Çev. Nazife Şişman, İnsan Yayınları, 2006
106- Hadis Tarihi, Prof.Dr. Talat Koçyiğit, AÜİF Yayınları, 1977
107- Hadisçilerle Kelamcılar Arasındaki Münakaşalar, Prof.Dr. Talat Koçyiğit, AÜİF Yayınları, 1969
108- Haricilerin Temel Görüşleri, Arş.Gör. Harun Yıldız, OÜİF Dergisi, Sayı:9, 1997
109- Hariciliğin Doğuşu ve Fırkalara Ayrılışı, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:22, Sayı:1, 1978
110- Hariciliğin Doğuşuna Tesir Eden Bazı Sebepler, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:20, Sayı:1, 1972
111- Hicri 3. Asır İtibariyle Basra'da Hadis Faaliyetlerine Genel Bir Bakış, Dr. Musa Erkaya, FÜİF Dergisi, Sayı:13-1, 2008
112- Hicri 1. ve 2. Asırlarda Muhtelif Yönleriyle Abbasi Hareketi, Doç.Dr. İSa Doğan, OMÜİF Dergisi, Sayı:8, 1996
113- Hz. Ebu Bekir Döneminde Bağımsızlık Hareketleri (İrtidat ve İrtica), Yrd.Doç.Dr. Yaşar Hurç, FÜİF Dergisi, Sayı:3, 1998
114- Hz. Muhammed'in Vefatından Sonraki Hilafet Tartışmaları, Dr. Mehmet Atalan, FÜİF Dergisi, Sayı:9-2, 2004
115- Hz. Peygamberin Devlet Reisliği ve Bunun Sonraki Nesillere Yansıması, Doç.Dr. M.Saffet Sarıkaya, SDÜ 2. Kutlu Doğum Sempozyumu, 1999
116- İbadiye'nin Siyasi ve İtikadi Görüşleri, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:21, Sayı:1, 1976
117- İbadiye'nin Doğuşu ve Görüşleri, Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Yayınları, 1972
118- İlk Fikir Hareketleri Üzerine Bir Değerlendirme, Dr. İsa Doğan, OMÜİF Dergisi, Sayı:6, 1992
119- İlk Şii Olaylar, Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:26, Sayı:1, 1983
120- İslam Felsefesinin Doğuşuna Dair, Dr. Hüseyin Atay, AÜİF Dergisi, Cilt:14, Sayı:1, 1966
121- Eş'arilik Neden Batıniliğe ve Hulule Karşı Cephe Almıştır, Nafiz Danışman Tuğ, AÜİF Dergisi, Cilt:6, Sayı:1, 1957
122- İbahilik ve Batınılik, Prof.Dr. İbrahim Ağah Çubukçu, AÜİF Dergisi, Cilt:18, Sayı:1, 1970
123- İslam Öncesi Kabileler Arası Rekabetin İslam Davetine Yansımaları, Sami Kılınçlı, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, Cilt:12 Sayı:1, 2012
124- İslam Tarihinde Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Dönemleri, Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:26, Sayı:1, 1983
125- İslam Teşrii Tarihi, Prof.Dr. Abdulvahhab Hallaf, Çev.Doç.Dr. Talat Koçyiğit, AÜİF Yayınları, 1970
126- İslam Tarihi ve Medeniyeti Çalışmaları (Bir Bibliyografya Denemesi), Doç.Dr. Adnan Demircan, HÜİF Yayınları, 2002
127- İslam'da Hilafet ve Mezheplerin Doğuşu, Prof.Dr. Muhammed b. Tavit et-Tanci, Yay. Prof.Dr. İsmail Yakıt, e-Makalat Mezhep Araştırmaları Dergisi, 2011
128- İslam'dan Önce Arap Tarihi ve Cahiliye Çağı, Dr. Neşet Çağatay, AÜİF Yayınları, 1957
129- İslam'ın İlk Siyasallaştırma Sürecinde Kader İnancı, Yrd.Doç.Dr. Abdülhamit Sinanoğlu, AÜİF Dergisi, Cilt:43, Sayı:2, 2002
130- Kuran ve Üst Tanrı İnancı, Prof. W. Montgomery Watt, Çev. Dr. Arif Gezer - Dr. Ömer Pakiş, e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, Sayı:3, 2010
131- İslam'da Muhalefet Fikri Neden Olumsuz Manalar Çağrıştırıyor, Nuri Yılmaz, İslami Yorum Dergisi, Sayı:6, 2011
132- Dört Halife Döneminde Muhalif Hareketler 1-2, Hamdi Tayfur, İslami Yorum Dergisi, Sayı:6, 2011
133- Dört Halife Döneminde Ortaya Çıkan Muhalefetin Sebepleri, Hamdi Tayfur, İslami Yorum Dergisi, Sayı:6, 2011
134- İslamın Özgürlükçü Yorumunun (Mutezile) İktidarla İmtihanı, Doç.Dr. Mehmet Azimli, İslami Yorum Dergisi, Sayı:6, 2011
135- Teorik Temeller ve Tarihsel Gerilimler Arasında İslam Kültüründe Siyasal Muhalefet, Dr. Recep Ardoğan, CÜİF Dergisi, Cilt:8/2, 2004
136- İslam Tarihinin İlk Asrında İktidar - Alim İlişkisi, Serkan Yaşar, AÜİF Yüksek Lisans Tezi, 2003
137- İsrailiyat Türü Rivayetlerin Hükmünü Belirleme Açısından ''Ve Haddisu an Beni İsraile ve la Harace...'' Hadisi Hakkında Bir Değerlendirme, FÜİF Dergisi, Sayı:13/2, 2008
138- İtikadi İslam Mezheplerinin Doğuşuna İçtimai Hadiselerin Tesirleri Üzerine Bir Deneme, Yrd.Doç.Dr. Sabri Hizmetli, AÜİF Dergisi, Cilt:26, Sayı:1, 1984
139- İtikadi Mezheplerin Doğuşu ve Günümüzdeki Durumları, Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, TDV Gençlik ve Din Sempozyumu, 1998
140- Abu Said Muhammed B. Said Al-Azdi Al-Kalhati'ye Göre Hariciliğin Doğuşu, Dr. Muhammed Kafafi, Çev. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:18, Sayı:1, 1970
141- İslam ''Din İlimleri'' İçinde İlmi Kelamın Yeri Üzerinde Bazı Düşünceler, Prof.Dr. Louis Gardet, Çev. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, AÜİF Dergisi, Cilt:24, Sayı:1, 1981
142- Klasik Kelami Tartışmaların Doğuşuna Etki Eden Faktörler, Yrd.Doç.Dr. Fethi Kerim Kazanc, OMÜİF Dergisi, Sayı:24-25, 2007
143- Maturidi'ye Göre Hidayete engel Olan Beşeri Zaaflar ve Tezahürleri, Yrd.Doç.Dr. Ramazan Biçer, CÜİF Dergisi, Cilt:8/1, 2004
144- Mezheplerin Doğuşuna Tesir Eden Sebepler, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, İslam İlimleri Enstitüsü Dergisi, Sayı:4, 1980
145- Mutezile'nin İlk Kurucusu Vasıl b.Ata ve Büyük Günah Meselesi, Doç.Dr. Kemal Işık, AÜİF Dergisi, Cilt:24, Sayı:1, 1981
146- Mutezile Ekolünün Tanrı-Alem-İnsan Görüşlerinin Oluşumunda İlkçağ Felsefesinin Etkileri, Hasan Tevfik Marulcu, SDÜİF Yüksek Lisans Tezi, 2002
147- Mutezile Kelam Sistemindeki Öteki, Doç.Dr. İsa Yüceer, FÜİF Dergisi, Sayı:11/2, 2006
148- Mutezilenin Doğuşu ve Kelami Görüşleri, Dr. Kemal Işık, AÜİF Yayınları, 1967
149- Rızık ve Kazanç Anlayışı Üzerine Bir İnceleme, Dr. Fikret Kahraman, FÜİF Dergisi, Sayı:1, 1996
150- Sakife Olayı veya Hz. Ebu Bekir'in Halife Seçimi, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, İslam Medeniyeti Dergisi, Cilt:5, Sayı:3, 1982
151- Saltanata Giden Yolda Muaviye b. Ebu Süfyan, Dr. İrfan Aycan, İslami Araştırmalar Dergisi, Cilt:4, Sayı:2, 1990
152- Şia'nın Sahabe'ler Hakkındaki Bazı Görüşleri, Dr. M. Cemal Sofuoğlu, AÜİF Dergisi, Cilt:24, Sayı:1, 1981
153- Şii'liğin Doğuşu ve Gelişmesi, Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Milletler Arası Tarihte ve Günümüzde Şii'lik Sempozyumu Tebliği, 1993
154- İbn Sadru'd-Din Eş Şirvani ve İtikadi Mezhepler Hakkındaki Türkçe Risalesi, Doç.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, AÜİF Dergisi, Cilt:24, Sayı:1, 1981
155- Tarihte Buhari Algılamaları, Yrd.Doç.Dr. Zişan Türcan, HÜİF Dergisi, Cilt:11, Sayı:21, 2012
156- İslam Düşüncesinin Teşekkül Devri, Prof. W. Montgomery Watt, Prof.Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Sarkaç Yayınları, 2010

 

 

 







12 Kasım 2011 Cumartesi

İlk İslam Devlet Adamı Olarak Muhammed ve İcraatları

 
İslam Medine öncesinde bir kurum ve anlayış olarak ortada yoktur, Medine’ye göç ve sonrasında ortaya çıkan oterite boşluğunu doldurma ve kanun koyup uygulama zorunluluğu neticesinde, kabile yönetimine benzer bir yönetimle, ilk İslam devlet anlayışının primatif başlangıcı ortaya çıkmıştır. İslam Mervan’ın iktidarına kadar bir devlet olmaktan uzak yapılanma içerisindedir, ilk İslam devleti Mervan ile ortaya çıkmıştır, ondan öncesi ancak kuruluş dönemi olarak adlandırılabilir.
 
Erken dönem İslam sırasında Arap kabileleri yazılı olmayan geleneksel kurallara bağlı olarak, kendi kabilesi yada aşireti içerisindeki ilişkilere bağlı şekilde yaşardı. Ortada egemen bir devlet olmadığı gibi, egemen ve coğrafyanın tamamına hükmeden bir güçte yoktu, her kabile ve yerleşke kendinden mesuldü. Kabileler arası anlaşmalar genelde savaş yada diyet ödeyerek, bireysel anlaşmazlıklar ise karşılıklı kısas veya kan davaları şeklinde çözülürdü. Mekke içerisinde bir çeşit yaşlılar heyeti yada kabilelerin bir araya geldikleri şehir senatosu benzeri bir kurum olmasına rağmen uzun süredir işlevselliği bulunmamakta ve şehir özelinde ticareti ve parayı elinde tutan tüccarın kontrolünde idare edilmekteydi, şehirlerdeki nizam ve kanunda göçerlerle benzer şekilde yazılı olmayan geleneklerle şekillendirilirdi. Özetle o dönemde Hicaz’da bildiğimiz anlamda bir devlet ve kurumları yoktu, gerek kabile bazında gerekse kabilelerin oluşturdukları konfederasyonlar bazında tek geçerli kural her kabilenin kendi kuralıydı.
 
Dönemin hukuk sistemi ve kavramı ilkel kabile düzeyinde seyrederken Mekke gibi ticaret yapılan şehirlerde nispeten bazı ilkel ticari kurallar uygulanmaktaydı. Medeni hukuk, asli hukuk ve ticari hukuk yoktu, devlet adına gerekli kurumlar olmadığı içinde kabile ferdlerine yönelik vergi, düzenli askerlik vb. yükümlülüklerde yoktu. Kurallar ortalama olarak kabile reisinin gelenekleri uyguladığı, daha çok güçlünün yanında olan ve göçer kabilelerin ilkelliği ve yoksulluğu ile paralel daha eşitlikçi bir hal alan tarzdaydı. Yetişkin ve özgür olan erkekler dışında hiçbir birey bir şey hak edemezdi, miras, ganimet paylaşımı, boşanma vb. bir çok olayda tek yetkili ve varis erkekti, kadın, çocuk, köle ve mevali’ler hiçbir hakka tabii değillerdi, zengin ailelerin kadınları ve Bedevi kadınları bu durumdan istisnaydılar, zenginler ellerindeki güc sayesinde söz sahibi olurken, Bedevi kadınları çölün getirdiği hayatta kalma savaşında erkeklerle birlikte çalıştıkları ve üretimde söz sahibi oldukları için nispi bir eşit muamele görüyorlardı.
 
Muhammed İslam siyer ve hadisleri ile Kuran’da yetkiyi aldığı makamı ve konumunu açıklamıştır, ilk olarak yetki bizzat İslam tanrısından gelir, onun yeryüzündeki halifesi ve sözcüsü olmakla kalmaz, aynı zamanda onun adına verilen cihad ve getirisininde kanuni mirasçısıdır, kendi deyimi ile ganimet ile ödüllendirilen tek peygamber kendisidir yani fatihtir. Ortada olan teoraktik bir devletin primatif halidir, kendi taraftarları ve diğer toplumlar onu bir reis olarak görmektedir, bunun en bariz izlerinden birisi reis olarak ganimetten pay almasıdır, bu pay neticesinde eşlerinden birisine ‘’Safiyye’’ denilmektedir ki bu o dönemde reislerin ganimetten aldıkları payın adıdır aynı zamanda. Mekke’nin ele geçirilmesi ve gerektiğinde toplanan bölgesel bir güce sahip ordunun sık sık savaş ve yağma için bölgedeki kabileleri ele geçirmesi neticesinde ki ilerleyen süreçte ancak bir rahip / kral olarak tanınmaya başlanılana kadar, Muhammed değişik kabilelerden gelmiş bir toplumun reisi olarak algılanmıştır. Bazı azınlık küçük kabileler ve Yahudi ile Hıristiyan bireyler, Muhammed’i beklenen Mesih olarak kabul etmişlerdir. Söz konusu dönemde ganimet’ten aldığı pay İslam öncesi Arap ve Bedevi kabile reislerinin aldıkları kadar yani 5/1 oranındadır, tıpkı ondan öncekiler gibi oda bu ganimeti iktidarını sürdürmek için kendi toplumuna harcamakta ve müttefiklerini yakın tutmak için sarf etmektedir. İlerleyen dönemdeki devletin ilk hazinesi ve gelir kaynağı söz konusu kabile hukukunda yatmaktadır. Bölgedeki kabile üyelerinin Muhammed aracılığıyla ihtilaflarını çözmeye çalışması, onu reis ve yasa uygulayıcısı olarak tanıdıklarını, küçük bir kitlenin onu Mesih olarak gördüğünü, ölümü ile bu kitleden bir bölümünün söz konusu toplumdan ayrılması ise katılımın sadece oterite ve hukuk bazında olup dinsel bir hüviyet taşımadını gösterdiği gibi, Muhammed’in reis olarak hüküm sürmesininde bir göstergesidir.
 
Hamidullah’ın tezinin aksine Medine vesikası ile Medine’de anayasa’ya dayalı bir devlet kurulmamıştır. Yapılan klasik Arap kabile geleneklerine uygun olarak kurulan bir ittifak ve bunu destekleyen barış anlaşmalarıdır. Burada farklı olan tek şey, kabilelerin ittifakı yerine bireylerin oluşturduğu bir toplumun uzlaşması ve bir araya gelerek diğer kabilelerle ittifak kurmalarıdır. Vesika’nın ilk bölümünde sayılan taraflar Muhammed’in reisliğini yaptığı Müslüman toplumdur ve bu toplumun yapılanması ve statü’sünün tespitidir. Vesika’nın ikinci bölümünde sayılan taraflar Müslüman toplumla yapılan barış ve ittifak anlaşmasının diğer katılımcılarıdır. Yani vesika bizlere klasik Arap ittifak anlayışının bireyler üzerinden yeni bir toplum oluşturulmasını ve aynı coğrafyayı paylaştığı diğer egemen güçler ile birlikte Müslüman’lar arasında da barış anlaşması yapmasını ve toplum bireylerinin mali, adli, askeri hak ve görevlerini anlatır.
 
 Bu süreçte Medine’de ‘’Allah’’ adına kendi hükümranlığını kuran ve yönetmeye başlayan Muhammed için zor olan, ihtiyaca yönelik pratik kanun ve kuralları bulması ve uygulaması olmuştur, başlangıçta Yahudi’leri taklit ederken zamanla Müslüman toplumun güçlenip Yahudi’lere karşı savaş başlatmaları ile Yahudi’lerin yaptıklarının tersini yapma şeklini almıştır. Mevcut kabile geleneklerindeki bazı kurallar da değiştirilerek İslama katılmıştır bu süreçte, söz konusu toplum Hicaz’da ilk defa ortaya çıkan ve değişik kültür ve geleneklerin bir araya geldiği ve dışa dönük ilişkilerin yaşanması neticesinde yeni ihtiyaçların ve ilişkilerin ortaya çıktığı bir yapıdadır. Kabile yaşamından yerleşik ve örgütlü bir yaşama geçen söz konusu toplum’un erken İslam dönemindeki gelir kaynağı savaş ganimetleri olarak ortaya çıkmışken, daha sonra ele geçirilen bölgelerin ve kabilelerin yönetimi ve onlardan alınan (eski Arap geleneklerinin kopyası) vergileri toplama ve basit adli vakaların görülmesi ihtiyacı ile devlet adına ilk temeller atılmıştır.
 
Bütün bu uygulamalar ve kuralların temelinde Muhammed vardır, her türlü kanun İslam tanrısının buyurması ile sure yada ayet olarak topluma duyurulmakta, büyük oranda ise mevcut kuralların daha sonra sünnet olarak adlandırılacak bir şekilde sözlü olarak uygulanmasından ibarettir. Kurallar duruma ve zaman göre uygulanmakta, bazı kurallar zamanla değişmekte ve bazı kurallar iptal edilebilmektedir bu süreçte. Mekke ele geçirilene kadar idari anlamda tek yetkili Muhammed’tir, gerekli gördüğü takdirde yakın arkadaşlarından birilerini geçici olarak yetkilendirmekte ama son söz hep Muhammed’te olmaktadır, kesin olarak dinsel ve Dünyevi hükümran odur. Yaptıkları ileri bir devletin kanunlarını yazmakta değildir, yani o Hamburabi yada Kanuni gibi bir kanun yapıcı değildir, daha çok temelleri atan kurucu bir fatihtir. Eşitler arasında birincinin liderliği yapılanmasını rahip/kral düzeyine çıkararak bir merkezi otoritenin kurulmasını sağlamıştır, gerçi bu kurum hala bir devlet değildir ama toplumun gelişmesininde önünü açmıştır. Egemen olduğu coğrafya genişleyip işgal edilen yerlere vali ve kanun adamı (İslam’da bu iki ayrı yetki tek kişidedir) atamaları yapırken tek kıriter atanacak kişinin İslam’ı ve Muhammed’in icraatlarını iyi bilmesidir, atanan kişi Muhammed’in halifesidir ve asli görevi vergilerin toplanması ve istihbaratın merkeze ulaştırılmasıdır aslında, adli vakalar daha çok eski geleneklerin İslama uydurulması şeklinde görülmektedir.
 
Bir devlette olması gereken, düzenli ordu, para basımı, adli kurumlar, vergi ve ekonomik kurumlar vb. bir çok öğe Muhhamed’in ardında bıraktığı egemen sistemde yoktur, ilk dört kral / halife bu savaşa dayalı kabileler konfederasyonu’nu devlet yapacak atılımları kısmi olarak atarlar, bütün bunları yapmalarının nedenide zorunluluktandır yani şartların zorlaması ile şekillenir uzun bir süre İslam. Halife Mervan ilk parayı bastırana kadar ortada kuruluş aşamasında olan bir devlet vardır ve temellerini Muhammed atmıştır. Muhammed’in ardında bıraktığı idari ve kanuni yapı, daha uygar toplumların fethedilip yönetilmeye başlaması ile yetersiz kalmış ve ortaya çıkan sorun, dönemin İslam rahip kralları tarafından yeniden yapılandırılması ve bölgesel güçlerin dinsel baskıları neticesinde yeniden yazılması ile ilk halini almıştır, günümüzdeki halini ise otoriter Abbasi yönetimi döneminde özellikle Orta Asya’daki bölgelerde ve Irak sınırları içerisindeki yapılanması ile sağlamıştır. Temel olarak Muhammed’in kanunlarının üzerine inşa edilen bir sistem gibi görünsede, gelişen ve karmaşıklaşan toplumun ihtiyaçlarını karşılayamayan İslami şeriat yeniden yazılmak zorunda kalmıştır ve bu süreçte elbette egemen kabilenin ve sınıfların ihtiyaçları doğrultusunda bazı yeniden şekillendirmeler yapılmıştır.
 
Kaynaklar:
1- Kuran (H.Yazır, Diyanet, E.Yüksel, A.Gölpınarlı, S. Ateş, S. Yıldırım, Y.N.Öztürk, M. Esed, Ö.N.Bilmen, C. Yıldırım tefsirleri)
2- Buhari ve Kutubu Sitte hadisleri
3- Hz. Adem’den Bugüne İslam Tarihi, Mahmud Şakir, Çev. Ferit Aydın, Kahraman yayınları, 1995
4- Birüni’ye göre Dinler ve İslam dini, Diyanet yayınları, Dr. Günay Dümer 1975
5- Dinler tarihi, Prof.Dr. Hüseyin G. Yurdaydın-Doç.Dr. Mehmet Dağ 1978
6- Kuran’da Allah ve İnsan, Prof.Dr.Toshihibo Izutsu, Çeviren; Doç.Dr. Süleyman Ateş, AÜİF yayınları 1975
7- Çeşitli yönleriyle Din, Prof.Dr. Günay Tümer
8- İslam öncesi Mekke. Dr. Yaşar Çelikkol, Ankara okulu yayınları, 2003
9- Câhiliye’den İslâm’a Geçiş: Tebliğ ve Sosyal Akışkanlık, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Cilt:14 Sayı:1 Yard. Doç. Dr. Vejdi Bilgin
10- İslam öncesi dönemde Mekke idare sistemi ve siyasetin oluşumu, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Cilt:10 Sayı:1 Yard.Doç.Dr. Adem Apak
11- Sosyo-ekonomik ve kültürel yönden İslam öncesi Mekke toplumu,  Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Cilt:10 Sayı:2 Prof.Dr. Abdurrahman Kurt
12- Cahiliye döneminde Yesrib’in etnik yapısı, FÜSB dergisi sayı:1, cilt:15/319-346, Yaşar Çelikkol
13- İslami tarihçiliğin doğuşu/ İlk siyer-megazi eserleri ve müellifleri, Ankara okulu yayınları,Josef Horovitz (Çev: Ramazan Altınay-Ramazan Özmen) 2002
14- İslam’ın ilk döneminde Bey’at ve seçim sistemi. Prof.Dr. Mehmet Ali Kapar
15- İslam Hukukunda hükümlerin değişmesi açısından Hz. Ömer’in bazı uygulamaları, Doç.Dr.Muhsin Koçak, 1997
16- İlkel, Köleci ve Feodal Toplum, Zubritski-Mitropolski-Kerov, Eriş Yayınları
17- Tasavvuf ve Bid’at. Prof. Dr. Abdulhakim Yüce
18- İlk dönem İslam hukuku, yasama-yargı-yürütme. Abdülvahhab Hallaf, Pınar yayınları, 2006
19- Demografik değişkenler açısından ilk Müslümanlar, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi Cilt:18 Sayı:2 Prof.Dr. Abdurrahman Kurt
20- İslam şehrinin doğuşu, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler dergisi Sayı:6 Yard. Doç. Dr. Muammer Gül
21- Risalet öncesinde Arap yarımadasındaki dinler ve bir peygamber beklentisi Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dergisi Sayı:6 Yard.Doç.Dr. Sıddık Ünalan
22- Uydurma olduğunda ittifak edilen hadisler, Aliyyül Kari, Tercüme: İbrahim Kutlay, İnkilap yayınevi 2008
23- Asrı Saadet, Mevlana Şibli, Çeviri:Ö.Rıza Doğrul, Sadeleştiren: O.Zeki Mollamehmetoğlu 1. Cilt, 1978
24- Hz. Muhammed Mekke’de, W. Montgomery Watt, AÜİF yayınları no:5, çeviri: Doç.Dr. M. Rami Ayas, Doç.Dr. Azmi Yüksel, 1986
25- Milletler ve Hükümdarlar Tarihi, Taberi, MEB yayınları, 3. Ve 4. Cilt, 1992
26- Hukuk Tarihinde İslam Hukuku, Ord.Prof.Sabri Şakir Ansay 2002
27- İslam hukukunda suçlar ve cezalar, Dr. İlhan Akbulut, 2003
28- Dinler ve Mezhepler Tarihi, 1 ve 2. Cilt, Ebu’l Feth Muhammed B. Abdulkerim Şehristani
29- İslam Düşüncesinin Erken Döneminde Muhalefet ve Görüntüleri, Kelam araştırmaları dergisi, Sayı: 8, Abdülnasır Süt, 2010
30- İslam Hukuku Tarihi, İz yayıncılık, Hayreddin Karaman, 1989
31- Hukuku İslamiye ve İstilahatı Fıkhiye, Ömer Nasuhi Bilmen, 1-2-3. Cilt
32- Mezhepler arası mukayeseli İslam ceza hukuku, Ali Şafak, Atatürk Üniversitesi basımevi, 1977
33- Peygamberler ve Halifeler Tarihi, Ahmed Cevdet Paşa, Çile yayınları, 1-2. Cilt
34- İslam Hukuku Tarihi, Prof.Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Art sanat yayınları, 2006
35- İslam Hukuku (Umumi Esaslar), Prof.Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Art sanat yayınları, 2006
36- Halifelik Tarihine Giriş, Doç.Dr. Mehmet Azimli, Öykü kitabevi, 2005
37- Büyük İslam Tarihi, İbn-i Kesir, Çağrı yayınları
38- Her Hicret Bir İnkılaptır, Ali Şeriati, Çev. Hasan Elmas, İhtar Yayıncılık
39- İslam’da Polis Teşkilatı, Muhammed Şerif erRahmuni, Çev. Doç.Dr. Abdülkerim Ünalan, Gap matbaacılık, 2004
40- İslam Hukuku ve Önceki Şeriatlar, Prof.Dr. Ekrem Buğra Ekinci, Art sanat yayınları, 2003
41- Hz. Peygamberin Devlet Kurma Faaliyeti, Yrd.Doç.Dr. M.Hanefi Palabıyık, AÜİF Dergisi, Sayı: 17, 2007
42- İslam Hukuk Felsefesi Açısından Medine Vesikası, CÜİF Dergisi, Cilt:4, Sayı:1, Mustafa Kelebek, 2000
43- Medine Vesikası Hakkında Genel Bilgiler, Ali Bulaç, Birikim Dergisi, Sayı: 38-39, 1992
44- İslam Peygamberi, Prof.Dr. Muhammed Hamidullah, Çev. Prof.Dr. İhsan Süreyya Sırma, Beyan yayınları, 2004